ZAR Û ZİMAN: VIII


N, O, P

Oldukça hareketli , Kürtler ve Türkler için sonuçları ve beklentileri oldukça önemli bir yaz dönemi geçirdik. Seçim öncesi ve sonrası tartışmalar, Kürdistan Federal Bölgesini, Pkk yi bahane ederek işgal ile tehdit, hemen hemen tüm partilerin seçim propagandasının ana konusu oldu.

Ne Halkın ekonomik sorunları, nede Kürtlerin hak ve hukuku gündemdeydi.

Tam tersine Ortadoğunun üçüncü büyük halkı olan Kürtlerin defakto kazandığı Kürt Federe Devletini bir kaşık suda boğmak için olmadık dolaplar çevrildi ve halada çevriliyor. Bu oyun daha da bitmiş değil.

Pkk ise onlar için sadece bir bahane . Pkk olmasaydı bu sefer geçmişte Saddam`ın insafina terkedilmiş olan Türkmenleri bahane göstereceklerdi. O da olmasa mutlaka başka bir sebeb yaratır, bulurlardı.

Derler ya; Osmanlı da oyun bitmez !

Bu nedenle; Kürtler dünyanın neresinde olursa olsunlar, birbirlerini desteklemeli, dayanışma içerisinde olmalı ve en önemliside değerlerine sonuna kadar sahip çıkmalıdırlar. Çünkü bugünkü kazançlarımız geçmişten daha büyüktür. Memeleketimizin güneyinde Federal bir devletimiz , kuzeyde de de pekçok belediyemiz ve şimdi Ankara parlamentosunda 22 milletvekilimiz var. Tüm tuzak ve hilelere rağmen bukadar Kürt milletvekilinin seçilebilmesi halkın hak ve özgürlüklerini ne kadar istediğini ve sahip çıktığını gösteriyor.

Yayılmak istenen negatif atmosferden etkilenmemeliyiz. Hep ileriye bakmalıyız. Ve de bunun için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Şunuda unutmayalım. Hiç kimse ve güç bize özgürlüğümüzü altın bir tepsi için de sunmaz . Onu ancak biz kendimiz alabiliriz. Tıpkı Irak`taki kardeslerimiz gibi . Onlar bedelini, yüzyıldır bin defa ödedikleri bir özgürlüğün sahibi oldular . Kürt Federe Devleti hepimizin geleceğinin sigortasıdır.

* * *

Bu yaz her zamanki gibi köyüm Mikaîla`ya gittim. Nisan ayında başladığımız köyün harabelerini yıkma işlemini tamamladık. Açılan sahanın etrafını telle çevirerek yeşillendirdik. Ortasına da bir Çocuk Parkı, Yürüyüş Sahası ve yaşlılar ile aileler için oturma Bankları yaptırdık.

Parka diktiğimiz tabelada da; Bu park köyün kurucusu olan MIKAÎLÎ aşiretinden atalarımızın anılarına yapıldığını yazdırdık. Böylece iyice etkili olmaya başlamış olan türkleştirme, asimile etme çabalarına karşı küçük de olsa bir taç dikmiş olduk. Bununla aslını inkara meyilli olanların önünü kestik diyebiliriz. Ama dilimizin korunması hala acilliğini koruyor. Yeni nesillerle anadilinde konuşmak, türkü ve masallarımızı onlara söylemek, anlatmak ve öğretmek çok ama çok önemli.

Her köyden özellikle bu meseleye hassas şahısları tesbit edip onların da kendi aralarında sırf Kürtçe konuşan guruplar oluşturmasını sağlamalıyız. Bu başta bir kaç kişi olabilir . Ama kararlı olunursa bu sayı çoğalabilir. Böyle şahısların çocuklarını burs ve benzeri biçimlerde desteklemek de diğerlerini teşvik edebilir. Mesela Avrupadaki bizler böyle ailelerin çocuklarını masraflarını karşılayarak yanımızda tatil yaptırabiliriz.

Dilimizin N harfine gelince;
N ile akla gelen ilk kelime Nivisîn, Nivîsandin = Yazmak dır.

Bu kelime bizde tamamen kaybolmuştur.

Biz; genelde Min yazmişkir, yazmişke! deriz.

Oysa bazı kelimelerimizde bu kelimeyi bilmeden kullanırız. Mesela Muska, Nuska kelimesi gibi. Türklerde bunu kullanırlar. Kürtler bunu Nivîske, Nuska olarak kullanıyorlar. Ayetlerin yazılarak boyuna asılması için kullanılır. İslam öncesi bir adettir bu.

Nojîn kirin ; Tezekleri veya birşeyi üst üste yığmak için kullanılır.

: Yeni kelimesi bizde ise Hînnû olarak bilinir, kullanılır. Türkçedeki "yeni" kelimesi de bu kelimeden gelir Ye-Ni (Nû) yani.

Kürtçe ile akraba olan batı dillerinde de New, Neu, Nova olarak kullanılır.

Nuh Peygamber efsanesinin de Kürdistan`da geçtiği ve yeni bir hayata başlayan biri olarak Nuh, , Noah adı verildiği iddia edilir ki, bu çok da kabuledilebilir bir tezdir.

Yine Nemrud kelimesininde Kürtçe "ölümsüz" anlamında olduğunu biliriz. Bu da Reşilerin geldiği Adıyaman, Kahta bölgesindeki Nemrud dağının adının da yine bizim geçmiş tarihimizle yakından ilgili olduğunun bir delili bence. Nemrud`un kendisi mi Kürttü, yoksa bu ona Kürtlerin mi verdiği isimdi, bu konuda elimizde bir kanıt yok .

Nîşîn = Oturmak tır. Kürtçenin her lehçesinde mevcuttur. Soranî Kürtler otur demek için; Danişe bira! = Otur kardeşim! derler.

Biz kurmanclarda ise;
Rûnîşt , danişt = Oturdu üzerine kondu biçiminde kullanılır.

Yine Alevi inancında önemli bir yeri olan "Postnişinlik" de bu kelimeden gelir. Yani deriye oturan anlamındadır. Hem Post Kürtçedir , hemde Nîşîn. Bu da yine Alevilik inancının ne kadar Kürt olduğunu gösterir. İddia edildiği gibi Orta Asya kökenli olsaydı, herhalde oralı olan bir kelime olurdu. Oysa Alevilik inancının asıl kurucuları bugünkü İranın Kürdistan eyaletindeki Erdebil kentinden gelmedirler.

Semah = Esman = Asuman ,

Pîr =Aksakallı, yaşlı, gibi temel kutsal kelimeleri de yine görüldüğü gibi Kürtçedir.

Bizde unutulmaya yüz tutmuş daha bazı kelimeler de şunlardır;
Nûrkirin = Kıvırmak,
Nan nûr kir , Penêr kir nav = Ekmeği çevirdi ve içine peynir koydu.
Newî = Torun
Newerinî kirin = Aş ermek
Nişkava = Aniden, Ansızın
Nogin =Nûgin = Yeni yetme Dana,
Ning = Ayak, biz de bu formu kullanılırken, kürdistan da Ling kullanılır.

O

Kürtçede Ö harfi kullanılmaz. Ö nün olduğu pekçok kelime o ile kullanılır. Yalnız Şexbizeynî ler de Ö vardır. Mesela Dot = Döt = Kız kelimesi için bu böyledir.

Bizde ise Keç ,Qîz kullanılır ama ba ş ka bir formda Dot da vardır .

Mesela; Dot mam = Amca kızı ve Pis mam = Amca oğlu gibi .

Soranî lere yakın olan Şexbizeynî ler amcaya Mam ,(Mam Celal), kıza da Döt derler.

Ördek yerine Ordek, de buna bir örnektir.

P

Bu harf Kürtçede oldukça yaygındır.

Por = Saç
Porkirin = Bazı yörelerde kapatmak anlamındadır.
Pîre = Köprü.

Köprü kelimesi de yine Pîre yada Pîrek den alınmadır. Soranî lehçesi ile konuşan Kürtler Pirdê derler.

Bazı Batı dillerinde de yine bu kelimeye rastlıyoruz. Almanca da Brücke (Konuşurken ağızdan Prücke diye de çıkaran alman yöreleri vardır), Kökeni yine Pirü-cke dir.

Pîr = Yaşlı, Aksakallı, bilen.
Pî, Pîl = Kol
= Ayak.

Bizde direk olarak Pêye min = Benim ayağım yoktur ama değişik biçimlerde rastlıyoruz.

Li pê me = Ayaktayım
Li pê sekinim , yada li pê daniştîm = Ayakta durdum gibi.

Sîyar hat û bi pêya çû = Atlı geldi ,yaya gitti.

Perende avêt = Türklerde bunu böyle kullanıyor. Görüldüğü gibi Kürtçedir. Ayakları üzerine ters takla atmaktır.

Yine türkçede de kullanılan ;

Pencere = Penc ço ra =Beş değnekle yapılan.
Parakende = Parçalara ayrılarak satılan, verilen mal
Pare, Pere, Par = Pay
Puşt = Pişt =Kürtçe arka demektir. Türkçede hainlik yapıp arkadan vuran için söylenir.
Pisik = Kedi.

Batı dillerinde de pisik denir.

Piling =Kaplan .

Bizde unutulmaya yüz tutmuş bir kelimedir.

Aslan da biliyorsunuz Şêr demektir. Türküsü bile var.

Ez ne qazim, ne quling im =Ben ne kazım ne de yeşil başlı bir ördeğim.
Ne jî şerim û ne piling im = Ne de Aslan veya Kaplanım.

Pizişk =Doktor için kullanılır. Biz de bu kelime de yoktur .
Pitik =Kürdistan da küçük bebeğe söylenir. Bizde Çêle de kullanılr, Derguş da.
Pîzot = Kor ateş.
Bû ar û pîzot = Ateş ve kor gibi oldu.

Bu örnekleri daha uzatmak mümkün, bir dahaki harfe kadar sağlıcakla kalın.

              


 


Malpera Kurdên Kirsehîrê © 2005
Design by Xalîkan Cahit Duran Cahıt Duran Cahit Duran Nuh Ateş Nuh Ateş Faik Balcı Şivan Perwer Şivan Perwer Şivan Perwer Nuh Ateş Kemal Harımcı Kemal Harımcı Ecevit Yıldırım Bekir Darı Vahit Duran Vahit Duran Vahit Duran Mila Kara Mila Kara Dr. Fikret Yıldız Dr.Fikret Yıldız Dr.Fıkret Yıldız Efe Apaydın Efe Apaydın Kemal Harımcı